MATEMATİK SÖZCÜĞÜNÜN KÖKENİ

Eski Yunanca matesis kelimesi matematik kelimesinin köküdür ve ben bilirim anlamına gelmektedir. Daha sonradan sırasıyla bilim, bilgi ve öğrenme gibi anlamlara gelen μάθημα (máthema) sözcüğünden türemiştir. μαθηματικός (mathematikós) öğrenmekten hoşlanan anlamına gelir. Osmanlı Türkçesinde ise Riyaziye denilmiştir. Matematik sözcüğü Türkçeye Fransızca mathématique sözcüğünden gelmiştir.

MATEMATİK TARİHİ

Matematiğin tarihçesi olarak bilinen çalışma alanı, öncelikle matematik de keşiflerin başlangıcı içinde bir araştırma olarak bilinir ve o kadar olmasa da , geçmişin matematik yöntemleri ve notasyonu içinde bir araştırma niteliğindedir. Modern çağ’dan ve bilginin dünya çapında yayılmasından önce, yeni matematiksel gelişmelerin yazılı örnekleri sadece birkaç yerde gün yüzüne çıkartıldı. Mevcut en eski matematiksel metinler Plimpton 322 olan (Babil matematiği tahminen M.Ö. 1900) Rhind Matematik Papirüs (Antik Mısır matematiği tahminen M.Ö. 2000-1800) ve Moskova Matematik Papirüsu (Antik Mısır matematiği tahminen M.Ö. 1890) dir. Bu metinlerin tamamı, en eski ve yaygın matematiksel gelişme olarak görülen temel aritmetik ve geometriden sonra Pisagor teoremiolarak bilinen teoremle ilgilidir. Matematiği etüdü, özünde bir konu olarak M.Ö. 6. yüzyılda matematiği talimat konusu anlamına gelen μάθημα (mathema) teriminin bir deyimi olarak ifade eden antik Mısır’dan Pisagor yanlıları tarafından başlar. Mısırlı matematikçiler yöntemleri (Özellikle deliller tümdengelim ve matematiksel kesinlik tanıtım yoluyla olmak üzere) özellikle önemli ölçüde geliştirdiler ve matematiğin konusunu genişlettiler. Bir basamaklı sayma sistemi dahil, Çin matematiği vaktinden önce katkılarda bulundu. Bu gün dünyanın her tarafında kullanılmakta olan Hint’- Arap rakamları sistemi, ve onun işlemlerinin kullanım kuralları, muhtemelen Hindistan'da ilk bin (M.S.) yıl boyunca gelişti ve Muhammed ibn Musa el-Harezmi'nin çalışmaları ile İslam matematiği yoluyla batıya aktarıldı. İslam matematiği, böylece, bu medeniyetler tarafından bilinen matematik olarak geliştirilmiş ve genişlemiştir. Matematik konusunda düzenlenmiş birçok Yunan ve Arap metinleri, daha sonra, orta çağ Avrupa’sında geçerli matematiğin daha da geliştirilmesine yol açacak bir dil olan Latince’ye çevrildi.

Ortaçağ boyunca antik çağlardan itibaren, matematiksel yaratıcılık hamlelerini çoğu kez ekonomik durgunluk içindeki yüzyıllar izledi. Yeni bilimsel keşifler ile karşılıklı etkilenen matematiksel gelişmeler, 16. yüzyılda Rönesans İtalya’sında başlayarak günümüze dek devam eden artan bir ilerleme hızı oluşturdu.

Kaynak : Wikipedia

daha fazla...

Matematikciler.org

“Müsellesin, zaviyetan-ı dahiletan mecmu’ü 180 derece ve müselles-i mütesaviyü’l-adla, zaviyeleri biribirine müsavi müselles demektir.” yerine “Üçgenin iç açıları toplamı 180 derecedir ve eşkenar üçgen, açıları birbirine eşit üçgen demektir.” dememizi Atatürk’e borçluyuz.

“Müsellesin, zaviyetan-ı dahiletan mecmu’ü 180 derece ve müselles-i mütesaviyü’l-adla, zaviyeleri biribirine müsavi müselles demektir.” Osmanlıca bilmeyenlerimizin bu cümleyi anlayacağını sanmıyoruz. Bugün kullandığımız Türkçe ile yukardaki cümle şu anlama geliyor: “Üçgenin iç açıları toplamı 180 derecedir ve eşkenar üçgen, açıları birbirine eşit üçgen demektir.”1937 yılından önce öğrenciler metamatiği Osmanlıca terimlerle öğreniyorlardı. Daha doğrusu öğrenmiyorlar, ezberliyorlardı. Ta ki, Atatürk’ün bizzat yazdığı Geometri kitabında yeni matematik terimler geliştirilene kadar.

daha fazla...

Pi Sayısı Çalınınca Çıkan Eşsiz Müzik

0: Sol # 1: La 2: Si 3: Do 4: Re 5: Mi 6: Fa 7: Sol # 8: La 9: Si İle değiştirildiğinde, hayat adına ilham verici melodiler ortaya çıkıyor... Pi sayısının bu...

'Fibonacci Barış Melodisi' projemde (2008) benzer bir bakış açısıyla Beethoven, müzik, matematik, altın oran, modüler aritmetik, fi (phi) (Yunan Alfabesinin yirmi birinci harfi) sayısı konularını ele almıştık.

İzleyin, zevkli bir çalışma olmuş..


Elif DEMİR UĞUR